05

Şu hal hepimizin malumdur.İlk önce bizi çevremiz şekillendirir. Tabiki bu çok normaldir.
Ana, baba,abi ve ablamız bizim idolümüzdür. Onlar gibi olmak isteriz.
Daha sonra bunlara hısımlarımızda dahil olur.
Okul devremizdeki arkadaşlarımız,öğretmenlerimizde bunlara eklenir. Bu şekillenmemiz
zaman zaman güzel görünsede, aslında kendi hakikatımızın meydana çıkmasına engel olur.
Yani hakikatımız bir nevi esaret altında kalmaktadır. Oysa insan hür olmalıdır.Yaptığı işi hiç
bir tesir ve baskı altında kalmaksızın yapmalıdır.
Sohbetlerde sık sık sözü edilen Hiç olmanında bir yönü budur. Şems'in eski kitapaları
suya atmasıda budur.
Yani kişi eğer özgür olmak istiyorsa.Eskiye ait ne varsa bunları bırakmalıdır.
Sil süpür gönülden gayrıyı.Ta tecelli ede Hak.
Padişah konmaz saraya.Hane mamur olmadan.
Şimdi bizi şekillendiren , hayatımızı yönlendiren hatta Bakamızı kazandıracak olan.
Fiillerimiz , sıfatlarımız ve vücudumuzdur. Vücut "Varlık" demektir.
Peki başkalarının bizi şekkilendirdiği bir dönemde bizim kendimize ait bir varlığımızın
olması mümkünmüdür.
Kişi fiillerinin,sıfatlarının ve vücudunun hakimi olmalıdır.
Bunu başarabilmek için sayi gayret sarfetmelidir.
Kişi ya kendi olarak bu hayatı zevk ile yaşayacak.
Yada onu bunu taklit etmeye çalışacak.
Her şeyin taklidi olur. Amma İnsanın taklidi olmaz.
İnsan olunur. Kimki eski anlayışlarını bırakmaz ise ,
yeni anlayışlara kapısını kapatmış olur.
Hep iş öğrenmeden , işimize sahip çıkmadan söz ediyoruz.
Bu hem zahir hem mana işimizi anlamamız içindir.
Zahirde herkesin bir işi var.Peki manadaki işimizin adı nedir.?
Buna Mesleği Resul denir. Kimki ben bu mesleği gerçekten
öğreneceğim der.Fiil , sıfat ve vücuduyla iştirak ederse öğrenir.
Ancak ,dedem şöyle dediydi. Filanca kitabında böyle dememiş. Diye diretirse tabiki bu iş
olmaz. Meseleği Resul çok önemlidir. Bu mesleği kitaplarda bulamazsın.
Ancak kitaplar seni bu mesleğe doğru yönlendirir.
Bunu anlamayıp, ya kitapta böyle birşey yok demek , abesle iştigaldir. Dediğimiz gibi tüm
kitaplar. Veliler ve Peygamberler hep bu üç hususumuzu anlatır.
Ve bunları hür irademizle yani Kendimiz olarak

yapmamızı tavsiye ederler. Yaparsın yada yapmazsın o senin işin. Musa As. Peygamberdi
.İsteseydi hızırla beraber yolculuğa çıkmayabilirdi.
Peki yolculuğa çıkmasa karşı tarafa nasıl geçerdi.
Ama yinede dediğim gibi, bu kişinin kendi isteğine bırakılmıştır. İsteyen karşıya
geçer.İsteyen olduğu yede kalır. Ancak bizler burda kalamayacağımızın idrakına vardık.
Mutlaka karşıya geçeceğiz. Tabiki Rabbımızın izniyle.