43

Tasavvuf ehli nasıl olmalıdır. ? Alakalı olan, olmayan
herkesin bu konuda fikir beyan ettiğini gözlemliyoruz.
Ve herkes kendi anlayışına göre tasavvuf ehli istiyor.
Bu konu aynen dinimiz içinde geçerlidir. Elifi görse
mertek sananlar, herkes ama herkes din adına ahkam
kesiyor. Yetmiyor birçok dini bilen insanları da küçük
düşürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Sonrada
ortalık birbirine giriyor.
Eğer Tıb adına bilgimiz, ya da Hukuk adına bilgimiz,
Yada marangozluk adına, yada dokumacılık Vs. adına
bilgimiz yoksa konuşmuyoruz. Ama din dendimi her
birimiz birer allameyiz. Hiç tasavvufla tanışmamış
Tasavvuf hakkında, tasavvuf erbabı hakkında fikir
beyanında bulunuyorlar. Peki bir konuda ihtisas
yapmamış kişilerin, o konuyla ilgili beyanları ne kadar
yerinde olur. Öncelikle şunu belirtmek isteriz.
Hakikat ehlide İnsandır. Onlardan insan üstü şeyler
beklemek ahmaklıktır. Daha öncede yaşamış olan
Yunus,Mevlana, Vb. Büyüklerimiz hakkında yazılanlar
ya çoğu yanlış anlamadan kaynaklanan, yada cehaletten
abartılı şeylerdir. Mesela Üftade Hz. Kabirini tavafa
gittik. Üftade hz.evi. Oranın bakıcısı anlatıyor. Mubarek
zikrederken öylece yükseliyormuş. Bedeni tavana kadar
yükselmiş. Oraya gelenlerde bu zatı dinleyip, dinleyip
ağlıyorlar. Tabiki inanıyorlar. Görevli kişiye dedikki.
Biz Üftade hazlerini arşıalada gördük. Sense tavana
kadar yükseldi diyorsun. Bu Üftade Hz. Saygısızlıktır.
Üftade hz. ile ilgili bir iki şey anlattık. Görevli başladı
hocam , hocam diye sorular sormağa. Fakat daha sonrada
gittiğimizde, baktık yine Hazreti tavana doğru uçuruyor.
İnsan eğer bir hakikat ehli duyarsa, ona koşmalı.
Hakikat ehli benim dediğim vasıflarda olmalı diyenlerin
hepsi ama hepsi, hakikatla tanışmadan bu alemden
göçecektir. Mevlana çok mu bilgisizdi Şems'e tabi olduğu
zaman. Ya İmamıazam mezhep sahibi değilmiydi, Cafer-i
Sadık'a gittiği zaman.Ya Hz. Musa Peygamber değil miydi
Hızır'a vardığı zaman. Daha binlerce sayabiliriz. Anlayana
bir kelime yeter Anlamayana yüzbinlerce anlatsan boş.
Sizlerden rica ediyoruz. Keramet, mucize adı altında
yapılan hayali ihracatlara kanmayın. Bakın bunlar yok
demiyorum. Eğer her şey keramet ve mucizeyle olsaydı.
Neden efendimiz aylarca hendek kazdırdı savaşta.
Diyemez miydi Ben Allah'ın sevgilisiyim. Allah benim

için ebabil kuşlarını gönderiverir. Niye Fatih Sultan
Mehmet, binlerce altın verip top döktürdü.
İstanbul'u alırken, Diyemez mi hadi Yarabbi senin yeşil
sarıklı dua ordularını gönderde Şu İstanbul’u feth
edelim. Hiçbir şey anlamıyorsak İstanbul da ki
üniversitenin temelindeki Fatih'in mührünü de görmüyor muyuz?
Çağ kapayıp, Çağ açmak gerçekçilere aittir. Hayalperestlere
değil. Önce işimiz ne ise, biz bu işle ilgili tüm yapacaklarımızı
yapalım. Sonra bak bakalım Allah yardım ediyor mu etmiyor mu?
Şunu tekrar ediyoruz. Hiç bir hakikat ehli Allah'ın koyduğu
kuralların dışına çıkmaz. Onun keramete, mucizeye ihtiyacı
yoktur. O insandır. İnanan inanır. İnanmayan inanmaz.
Ama hepsi bizlere insan olarak çok çalışmamız, dürüst
çalışmamız, hayalci değil gerçekçi olmamız gerektiğini
söylemişler ve söylemektedirler. İsteyen inanır.
İsteyen kendi zanlarına göre Mutasavvıf arar.
Herkesin pazarı mubarek olsun.