Bizi yazılarımızdan takip eden arkadaşlar, birazda hakikatten söz etmemizi istiyorlar.
Hakikat ancak belli bir eğitim neticesi sonunda anlaşılır ve kişi anladım dediği hakikatı
kendinde bulur. Zevk o an başlar. Bu ana kadar anlattıklarımız ise .
O ana kadar yapacaklarımızın olmazsa olmazıdır.
Mesela Süleyman peygamber ile Rabbımızın bize anlatmak
istediği nedir. Tabiki sadece bir ayet üzere tefekkür edeceğiz.Kitabı bilen birisi.Süleyman'ın
yanına gelerek.
Sen göz açıp kapayana kadar Belkıs'ı sa na getiririm dedi.Belkıs o an'da geldi. Süleyman
Peygamberde Bu benim Rabbımın işidir. O na şükretmem lazım dedi. Buraya kadar tamam.
İyi güzelde kitabı bilen birisi kim ? Hangi kitabı biliyor. Eğer Zebur ise Davud peygamberin
oğlu Süleyman Peygamber değilmi? Zebur'u en iyi bilen o değilmi.?
Sadece Zebur'u bilmekle böyle bir keramet gösterebilmesi mümkünmü ? Mümkün olabilir
dersek
Neden Süleyman peygamber bunu bilmiyordu. Peki göz açıp
göz kapamayı biz göz kıpıştırmak olarakmı anlayacağız.?
Nas uykudadır.Öldükleri zaman uyanırlar ???
Kişi dünya alemine göz kapamadan .Hakikat alemine göz açamaz. Eğer bu konuda biraz
fikirsek. Anlarızki bu birandır. Ancak hangi an'dır. Hakikatı anlayıp zevk etmek , anlatılanları
anlayıp hayata geçirmekle mümkündür. Peygamber efendimize gelip Ruh ile ilgili soru
sordular.
O da yarın size söylerim dedi. Fakat ne yarın, ne bir ay,
ne üç sene. Tafsilatı Muhammediyede "Rabbım bana
söylerse .Bende size söylerim demediği için " oldu denir.
Bu söz bizim için geçerlidir de.
Ancak Hakikatı Muhammediyeyi anlayanlar
(KİTABI BİLEN) şöyle der.
Alemlere Rahmet olarak gelen Nebi. Ruhu bilmeden nasıl Alemlere rahmet olarak gelir.
Bu söz konusu dahi edilemez. Ruhtan soranların yarını olmadığı için söylenmedi. Biz
yarın kelimesinden ne
anladık.!Keşke YARIN'a erebilselerdi.Hakikat YARIN'ı
bulanlara söylenir.Yarın ne olduğunu bilmeyenlere söylesen
ne olurki. Bütün eğitimin amacıda yarını anlamak içindir.
Şimdi söyleyelim. İşte o hal göz açıp kapama mesafesidir.