Sevgili kardeşim , Namazın içine nasıl gireriz. Yada namaz
bizim içimize nasıl girer. Sadece Namaz değil tüm ibadetlerin
içine girmek vardır. “Yaptığınız ibadet sizin anlayışınızı ,
görüşünüzü,duyuşunuzu , konuşmanızı değiştirmiyorsa.
Siz ibadet yapmıyorsunuz demektir” Buyurmuş Efendimiz SAV.
“Namaz’ı Ben ikiye ayırdım. Yarısı benim kuluma hitabım,
yarısı kulumun bana hitabıdır.” Buyurmuş Rabbımız .
Şimdi bakalım gerçekten öylemi. Rabbımız bize hitap ederken
bizim gönlümüz nerde geziyor. Sübhaneke ,Fatiha birde
zammısure ezberledikya, ezber okuyoruz. Rabbımızın huzurundaolduğumuzu kaçımız hatırlıyor. Bir ezberdir gidiyor.
Bedenimiz secde ediyor, gönül sokakta geziyor.
Şimdi siz sevdiğiniz birisiyle konuşurken ! O kişi sizi dinler
götünüp dinlemese. Aklı başka yerde gezse, Siz hissetmezmisimiz?
Ne dersiniz , nasıl bir tepki verirsiniz. Kararı size bırakıyorum.
Sizki cüzzi iradenizle bu kadar anlayırsunuz. Bizim gönlümüzdekini bilen Rabbımız bilemezmi sanırsınız. Rabbımızın bizden beklediği Gönül secdesidir.
Ceset secdesi değil.
O nun için gayret edelim yaptığımız ibadetin ne olduğunun farkına varalım. O ibadetin içine girip , onunla bir olalım.
Bunun için İsra suresini güzel okuyalım. İsra gece yürüyüşü olup İnsanın kendi vücut iklimindeki yürüyüşüdür. Kendi vucut iklimindeki yükselişidir. Kendi vücut iklimindeki Kudüs’ü keşfetmesidir. Kendi vücut iklimindeki Kabe’ye varmasıdır.
İnşaallah gerçeği taleb edenlerden ve gerçeği bulanlardan
ve gerçeği yaşayanlardan olalım.