Rahman , bütün yaratıkların rızkını veren olarak biliyoruz.
Acaba biz rızkımızı verenin kim olduğunun bilincindemiyiz ?
Tabiki buna manevi rızıklarda dahildir. Fiilin güzelliği burda,
sıfatın güzelliği burda .Var oluşun güzelliği burda.
Bu denilenler doğru ama, nasıl olacak. ?
Elbette bir günde değil. Tüm azalarımız meleke kazanacak.
Mesela, yeni ehliyet alan birisinin otomobiline bindiğimizde,
Onun ne kadar ürkek ne kadar tedirgin olduğu hemen belli olur.Devamlı gelene geçene
söylenir. Oysa mesleğinde meleke kazanmış kişi, radyo dinler. Yolcu indirir.Bindirir. Para
alır.Para üstü verir. Fakat hiçbir tedirginliği yoktur.
Ne vitesi ne zaman büyütecek, ne zaman küçültecek. Bunlar ona dert değildir artık.
Bizimde anlatmak istediğimiz budur. Bir anda oluversin demekle olmaz. Bir ilahide şöyle
der.
Dervişler giyerler hırka .Günden güne gelirler farka.
Olmak diye birşey yoktur. Allah "Her an bir şendeyim" buyuruyor. Hal böyle iken , ben
herşeyi öğreneceğim iddiasında bulunmak abesle iştigaldir.
Yazılan tafsilatta kalmayıp, ana meseleyi gözden kaçırmayalım. Evet maddi ve manevi
gıdalarımızı vereni
sakın unutmayalım. Sonra hayıflanır dururuz. Ben ona iylik yaptım.O bana şöyle yaptı.
Sakın sakın sakın ha…
"Size iylikten isabet eden herşey Rabbınızdandır."
Hz.Ali efendimiz "Bu güne kadar kimseye iylik yapamadım" demiş.
Orda bulunanlar itiraz etmişler. Sen çok feraset sahibisin. Hepimize çok iylik yaptın
deyince.
Yok yok iyliği Rabbımızdan başkası yapamaz demiştir.
Her ne kadar fiiller , sıfatlar bizden sadır olyor görünsede.
Rabbımızın izni olmadıkça hiçbir şey yapamayacağımızı biliriz. İylik yaparkende.İylik
görünürkende Rabbımızı unutmayacağız.
İyliği yapana teşekkürüde unutmayacağız. İyliği yapana
teşekkürün Allah'a şükür olduğunu bileceğiz. Bizede teşekkür ederlerse . Üzerimize
almadan Rabbımız olan Allah'a "Yarabbi senin lutfunla bizdende iyliğin sadır
oldu.Hamdolsun.Şükürlerimiz sanadır" demeliyiz.