Konuşmak için iki kişi gerekir. İki kişi ise birbirlerine
baktıklarında,göz göze geldiklerinde. İkiside kendini görür.
Zem eden yada meth eden kişinin yine kendisidir.
Hiç bir fena söz olmamasına karşın. Yinede dikkat etmek
gerekir. Celal'li kelimeler kullanmamak gerekir.
Yahut marifet sahibi olup, Celali, Cemale çevirmek vardır.
Mesela , ölümü yaklaşana bir soru gelir.
BU GÜN MÜLK KİMİN. soruya cevap veremez. Ayette
"soruyu soran cevabı verir" der. ve BUGÜN MÜLK
VAHİDÜL KAHHAR OLAN ALLAHINDIR.
Şimdi bilmeden kızdığımız birisine ALLAH KAHRETSİN
deriz. Bu aslında çok güzel bir duadır. Çünkü Kahhar
sıfatıyla bizim fenalarımızın yok edilmesi istenmektedir.
İşte marifet sahibi bir insan , bu durumda karşısındakine
teşekkür eder. Çünkü o kamil insan bilirki Allah'ta fena
yok. Ama kendisi de bu kelimeyi kulanamaz.
Neden dersek ? Ayeti ayzdık. Soruyu soran cevabı verir
dedik. Yani biz onun yerine geçmeye kalkıp bu kelimeyi
söyleyemeyiz. Burdan şunu anlamalıyız. Birisi bize gelip
dese "Yahu Allah hakkında birşey sormak istiyorum"
Biz ne diyeceğiz. En azından kendimize dönüp,
Ya Rabbi sen kendi hakikatını bilensin. Dememiz lazım.
Yada , "Ben Muhammet hakkında bir şey sormak isterim"
derse ne yapacağız. En azından salavat getirmemiz lazım.
Yani ne Haşa Allah'lığa ne Peygamberliğe soyunmamak
gerekir. İnsanlığımızı unutmamamız gerekir.
Evet diyeceksinizki , Biz talim terbiye gördük. Makam
meratip gördük. Mertebeleri yaşıyoruz. Söyleyebiliriz.
Bütün Meratip,Makam ve mertebeler bu sırrı ,sır etmek
için verilmiştir. Sırrı faş etmek için değil.