114

BüSrA kardeşimimize tasavvuf bölümüne safa geldin diyoruz.
Fukara kardeşimizlede ilk defa müşerref oluyoruz.
Hakkımızdaki kimseziz olma durumu onu üzmüş olaki
bunu değiştirmemizi beyan etmiş.Kendisine sonsuz
teşekkürlerimizi gönderiyoruz.
Zaman zaman hakikatı olduğu gibi anlatmak geçsede içimizden
bir türlü bunu ifade edemiyoruz. Oysa yazmadaki amacım
hakikatı bir şekilde anlatabilmek. Fakat şunu anladım
bunu asla başaramayacağım. Sebebi gayet açık.
Hakikat dediğimiz şey elle tutulur , gözle görülür olmadığından,
kelimelerle anlatılması mümkün değildir. Ancak yapabildiğimiz
hakikata giden yolu gösterebilmektir. Burda şöyle birşey söyleyebiliriz.
Hakikat kelimelerle anlatılmaz.Lakin anlaşılır.
Öyleki kelimelerde elle tutulmaz ve gözle görülmez.
Lakin dikkat edilmesi gereken şudur. Kelime sıfattır.
Oysa hakikat zattır. Hakikata giden yol sıfattan geçer.
Sıfat ta kalmadan zata doğru yürümek gerekir.
Mesela kabre girdiğimizde Münker-Nekir melekleri gelip sorarlar "Min Rabbüke" Rabbin kim
?
Bunun cevabını ilmen herkes bilir. Yani hangi ırktan olursa olsun.Hangi dinden olursa olsun.
Herkes ama herkes ALLAH diyecektir.Peki diyecektirde ! acaba inandırabilecekmidir.
Ya derlerseki peki onu görsen tanırmısın. Peki görüp tanımadığın birisine nasıl rap toldun ki
?
Demekki sadece kelime olarak verilen cevap geçerli değildir.
"Dünyada ama olan ,Ahirettede amadır"
Bunun için bu yolda bizim önümüzde gidenlerinden
bir muhterem zat şöyle misal verir. "Bir gün manada öldüm.Kabre koydular.Münker-Nekir
geldi Rabbın kim dedi? Cevaben şöyle sözler döküldü dilimden.
Biz ,bizimle bizde iken .Siz nerde idinizki bana bu suali
tevdi edersiniz.Münker Nekir şaşırarak ! Ya Rabbi bu Kulun ne diyor dediler.Bir nida duyuldu.
Benim öyle kullarım vardırki .Bu sizin sorduğunuz soruların cevabını yaşarken
verdiler.Onlara tekrar bu sorulmaz.
Demekki bu yaşadığımız alem çok önemli bir alemdir. Sadece sıfat "kelime"olarak bilmek
değil yaşamak gerekir.
Şöyle bir bakın yüzyıllar boyunca her alim hakikatı anlatmaya çalışmış.Peki anlatabilmişmidir
dersiniz ?İşte bu kos kocaman bir soru işaretidir.
Biz diyoruzki kendi hakikatınıza dönün .Kendinizi bir bilin.
HAKİKAT SİZİN YAŞADIĞINIZDIR.
Öyleki dışarıya baktıkça , kendi hakikatınızı asla bulamazsınız.
Bu yolun bütün büyükleri hep şunu öğütlediler.KENDİNİZE DÖNÜN

ÇAĞLA DERVİŞ YUNUS ÇAĞLA
SEN GÖNLÜNÜ HAK'KA BAĞLA

AĞLAR İSEN KENDİNE AĞLA
ELDEN FAYDA YOĞA BENZER.
Abı ReyyaN kardeşimin dediği gibi , dışarı yönelmek yerine Kuran'a yönelelim. Kişi
kendisiyle uğraşmaya başlarsa.Yani kendi eksiklerini görüp tamamlamaya başlarsa.
Başkasının eksiğiyle yada fazlasıyla uğraşmaya zaman bulamaz.
Bu ne kadar tatlı bir duygudur.
Her an aczini bilebilmek.Aman ya Rab'bi diyebilmek.
Her Aman Ya Rab'bi dediğinde bir eksiğinin giderildiğini görebilmek.
AMAN YA RAB'Bİ ŞÜKRÜNDE NE KADARDA ACİZİZ.