36

Sevgili kardeşim, hep anlatılmak istenen, kişinin
kendi varlığının bilincine erişmesidir. İş böyle
olunca, kişi kendisiyle rabıta kurar. Bu rabıta
kendinden kendine sevgiye dönüşür. Çünkü
insanın iç varlığı "hakikati" sevgidir. Bizde
kendimizi murakabe ettikçe, fenadan uzaklaşırız.
Fenadan uzaklaştıkça da, kendi aslımız mutlu olur.
Bu mutluluk, dışa da yansır. Bütün iş yanlışımızı
idraktir. Sonra da samimiyetle, bir daha yapmamak
üzere, içten gelen pişmanlıkla tövbe etmektir.
Zaten içten gelen bir pişmanlık tövbenin ta kendisidir.
Diğeri kelimesidir. Böyle bir tövbe ederse insan ,
Allah CC. tarafından Hiç günah işlememiş kabul edilir.
Top nasıl ki yere vurduktan sonra daha da yukarıya
zıplarsa, kişinin tövbesi de aynıdır.
Bütün mesele yapılan yanlışları nefsimizin isteği ile
örtmeye çalışmayalım. Kendi hakikatımızı üzmeyelim.
İnşaallah Kuran'daki furkana nail olur,
Hakikatı layıkıyla fark edenlerden oluruz.