63

Gerçek hiç kimsenin anlattığı gibi değil, ancak senin
yaşadığın gibidir.
Genelde bizler okuduğumuz zatların, yazmış oldukları
kitaplara göre yada bazı kişilerin sohbetlerine göre
bu gerçektir yada değildir diyoruz. Bu sitemizde yazan

bazı arkadaşlarımızda da açıkça görünüyor. Sen filanca
zatın anlattıklarına mı karşısın .? Yok öyle değil böyledir
diye münakaşalar sürüp gidiyor.
Oysa herkesin bir doğrusu vardır. Olmalıdırda. İşte kişi
kendi doğrusunu bulup onu yaşamalıdır. Yoksa taklitçi
olurki ne kendine nede çevresine bir faydası olmaz.
Bir süre sonra hayıflanmaya başlar. Ben falanca gibi
olamadım diye. Olamazsın, olmamalısında.
Sen kendi hakikatını bulup yaşamalısın. Yaşanmayan
hakikat nasıl senin hakikatın olabilirki. ??
Bir mürşide tabi olanlar dahi derslerini çok iyi anlayıp
yaşamanın gayreti içinde olmalıdır. Mürşitlerinde tek
gayesi, kişiyi kendi hakikatına ulaşmasını sağlamaktır.
Kişi ancak hakikatları ne kadar yaşarsa o kadar anlar.
Yaşanmayan hakikata "Kili, kale" denir. Bununda dediğimiz
gibi faydası yoktur. Benim babam hacı , demekle sen hacı
olamayacağına göre, yada babam yemek yedikçe benimde
karnım doydu diyemiyeceğine göre. Bırak kili ,kaleyi kendi
hakikatını bulmaya ve yaşamaya bak .
Ancak o zaman müşahade edebilirsin.
Seni gerçekten sevene köle olmanın zevkine varabilirsin. Unutma bir sen var senden içeri.
Gel bu tüm anlatılanlarda kendi hakikatımızı bulup.
Yine kendi hakikatımızı yaşayanlardan olalım.
Bizim Yunus'un söylediği ilahi ile bu günlük noktayı koyalım.
ÇAĞLA DERVİŞ YUNUS ÇAĞLA
SEN GÖNLÜNÜ HAK'KA BAĞLA
AĞLAR İSEN KENDİNE AĞLA
ELDEN FAYDA YOĞA BENZER.
Kendi hakikatımızı idrak edip yaşayanlardan oluruz İnşaallah.