Bir ilçeye gezgin birisi gelmiş. Ne iş yaptığını sormuşlar.
-.Tenekeden altın yaparım. Bu şekilde seyehat ederim.demiş
Orda bulunan birisi , altın lafını duyunca atılmış.
-. Beni yanına çırak olarak alırmısın ?
-.Almasına alırımda, hemencecik tenekeden altın olmaz.
Uzun yol kat etmek gerek.Şehir şehir dolaşırız biz.
Ben razıyım der uyanık. Yola çıkarlar.
Gencin eline bir teneke verir gezgin. Al bunu dövmeğe başla der.
Genç tenekeyi döver. Arada bir gezgin, gence sohbet eder.
O şehir, bu şehir derken üç sene geçer.
Genç tenekeyi döver. Gezgin sohbet eder.
Bir yere gelirler. Gezgin ,gence döner.
-. Haydi bakalım şimdi tam zamanıdır. İstermisin tenekeyi altına çevirelim.
Genç , gezgine bakar.
-. SEN BENİM GİBİ BİR TENEKEYİ ALTIN ETTİN.
İSTEMEM TENEKEDEN ALTINI.
Evet ihvanlar. Bu da bir temsildir. Önemli olan ,verilmek istenen mesajı
almaktır.
Kamil insanla , alış veriş yapanlar. Onunla yolculuğa çıkanlar.
Onun zahirini görenler, kendilerindeki değişikliği fark ederler.
Tabi birde batın yönünü gördümü acaba dersek.
Batın asla ve kat a görünmez. Batından zahire çıkanlar, yine batına döner.
Çünki zahirin , gerçeği kabullenecek bir yeri yoktur.
Bu hakikat yolunun sohbetleri , hep içeriden , içeriye olur.
Hakikat ehlinin şekil ve surete muhabbeti olmaz.
Şekil ve surete de insan densede. Gerçek insanlık içerde olur.
Bu insan da , temiz gönüllülerde mevcuttur.
SİL SÜPÜR GÖNÜLDEN GAYRIYI
TA TECELLİ EDE HAKK.
PADİŞAH KONMAZ SARAYA
HANE MAMUR OLMADAN
Saygılarımla