İşittiğimiz her söz. Nazar ettiğimiz her şey.
Konuştuğumuz her kelime.Yaptığımız her iş.
İstesekte istemesekte bizim karekterimizi etkiler.
Mesela dedikoduyla dolan bir kulak,mutlaka o dedikoduyu tekrar edecek dili meydana
getirir.
Hayır ben kendime güveniyorum.
Bunlar bana tesir edemez diyenler,sadece benliğinin oyununa gelmiştir. Çünki istesekte ,
istemesekte etkileniriz.
Bu bakımdan tüm Peygamberlerde hicret vardır. Bu hicret günümüzde dedikodu,yalan
konuşulan yerlerden uzaklaşmamız demektir.
Yok bizde hicret edelim. İyide nereye hicret edelim.
Gelin en iyisi kendi hakikatımıza hicret etmenin yolunu bulalım. Hakikatımızda
kin,kibir,riya,ucup,yalan vs. Yoktur.
Bunlardan kurtulmak için,mutlaka Hak sohbeti dinlemek gerekir.Kişinin kendi aslını
görebilmesi için (Mümin ,müminin aynasıdır.) sözünü çok iyi idrak edip. Mümin (Emin) bir
dost bulmak gerekir.
Ancak o dostun muhabbeti, kulaktaki pası siler.Gözdeki feri
açar.Dildeki yalanı , riyayı kaldırır. Eldeki haramı yok eder.
Öyle bir anlattıkki,neticede melek gibi olacağız anlamı çıktı.
Hayır İnsan olacağız. Ara sıra bilmeden hata yapsakta,
hemen ikaz edileceğiz. Ve hemen Tövbe edeceğiz.
Anlatmak istediğimiz gaflet uykusundan uyanmamızdır.
Hem yanlış yapar, hemde bu yanlışı doğruymuş gibi
savunmak gaflette olmak değilde nedir.
İyi ama herkes böyle davranıyor. Hah meselede burda .
Sen herkes değilsin.
Herkes uçuruma giderse sendemi gideceksin ?
Bırak onları kendi havuzlarında yüzsünler. Sen Kevseri arzula. Sen mademki Muhammet
Ümmetisin.
Muhammed'i hakikatı Kevser'in yanında bulabilirsin.
Ümmet, Peygamberinden asla ayrı düşmemelidir.
Benim peygamberim Arş'ı alada demekle olmaz.
Sen nerdesin demezlermi insana. Tekrar ediyoruz.
Peygamber asla ümmetinden ayrı değildir.
Eğer ayrı gibi hissediyorsak. Bu bizim kendi suçumuzdur.
Mutlaka ve mutlaka Medine'lilerin yanına hicret etmeliyiz.