Bu güne kadar anlattığımız her şey bizmle ilgilidir.
Başlangıç olarak ne dedik.DAVUD Yani davet.
Önce kişiye davet olur. Bu davet bize hem çok
yakından , Hemde çok uzaktan gelir. Bizim bu
davete uymamamız mümkün değildir.Çünkü
gönlümüzde bir istek uyanmıştır ki, bu istekte
O nun isteğidir. İşte şimdi o isteğe binaen
o kişiye bir el uzatılır. Bu el Allah CC. sırrıdır.
Onun için NUH NECİYULLAH denmiştir.
İşte bu eli tutan talip gemiye biner.Gemiden
maksat kişinin kendi vücut iklimini gezmesi
için verilen nuri zikrullahtır.Zikir gönül ikliminde
bizleri yolculuğa çıkarır.Kişi kendi hakikatını
idrak etmeye başlar.İdrak arttıkça zikir, aşka
geçer.Aşk ile zikreden gönül Allah CC. Dostluğuna
doğru yürür. Hatırlarsınız. Gemiye allah CC. yürü
diyordu gemi yürüyordu. İşte gemi Halilullah
limanına gelir. Ateşin en güzel yeridir. Bu ateşte
yananlar için başka ateş olmaz. Olsada bu ateşle
yananların aşkı diğer ateşi söndürür.Sıra Allah CC.
kelimelerini anlamağa ve yaşamağa gelmiştir.
İşte Musa Kelimullah'la anlatılmak istenen hakikat
budur. İşte bahsedilen gemi önce Halilullah (Tevhid)
bahçesine ordanda Turi Sina dağına getirmiştir.
Kişi kendi sinesindeki Muhammedi kelimelerin
muhatabı olmaya başlar. Buradan Meryem hakikatına
erer.Ve nihayet İsa Ruhullah makamına gelecektir.
Ancak , göz hala dışa dönükse olmaz.Dil dışa dönükse
olmaz.Kulak dışa dönükse olmaz.
Buldu kendinde bulan
Bulmadı taşrada kalan
Mümin'in kalbinde olan
İman nedir şimdi bildim.
Demekki insan tüm bu anlatılanlara CAMİ imiş.
insan=ön – son
İlksiz insan, sonsuz insan.Bu hakikatı idrak edenlerden oluruz
İNŞAALLAH.