aziz83 Kardeşe hoş geldin diyoruz. Sohbetimize katılımının devamını
diliyoruz.
Elbette temel şeriat olmasına karşın, bazı farklılıklarda mevcut.
Şeriat hakikatın en asgarisidir. Bu her açıdan da böyledir.
Daha çok tasavvuf yönünde saldırılar olduğu için , biraz açalım.
Tasavvufa dahil olmak isteyen bir talip.
Önce Muhammedi terbiyeden geçmek zorundadır.
Bu çok kolay iş değildir. Kşişnin tüm benliğinden kurtulabilmesi
Yani yokluk elbisesini giymesi şarttır.
Bu olmazsa kim ne kadar tasavvuf ehliyim desre de , kendi kendini aldatır.
Peygamber efendimiz 313 kişi ile özel ilgilenmiş.
Onları önce terbiyeden geçirmiş. Yokluklarını bildirmiş.
Sonra gerçeklik elbiselerini onlara giydirmiştir.
Bu özel topluluğa Mutasavvıf demiştir. Bunları diğer ülkelere yollayarak,
İslamiyeti ,anlatmak ve yaymak için görevlendirmiştir.
Bu iş gerçeğin olmazsa olmazıdır.
Her devrin Mutasavvıfları olmuştur ve olacaktırda.
Bizler önce böyle kişleri aramağa çalışmamız gerekir.
Şayet bulursak onları anlamağa gayret etmemiz lüzumludur.
Çünki hakikat ve gerçekler, ulu orta konuşulmaz.
Bu konuda şöyle bir söz vardır. Önce mütekkellim gerekir.
Sonra muhatap olmalıdır. Muhatap olabilmek çok kolay değildir.
Mütekkellimin makamı çok yüksektir. Talip olana ancak anlayabildiği kadar
anlatılır.
Ne zamanki mütekkellim gibi yokluğa erişirsek. O zaman Makama göre
sohbetullah başlar.
Demekki önce ZAMAN sonra MEKAN sonrada İHVAN olacak.
Buna üç dış derler. Üç iç ise, MÜTEKKELLİM , MUHATAP ve MAKAM
olmalıdır.
Hangi ayet , hangi makama işaret ediyor. Nazil olmasındaki , hadisat neydi ?
Bunlar bilinmeden okunursa , bizleri Maksudumuza ulaştırmaz.
Bir misal verirsek. Diyelimki Alman'yadan biri sana banka vasıtasıyla para
yollamış.
Fakat mektup ingilizce yazıldığı için. Okuyamıyoruz. Ne yaparız. ???
İşin içinde para var !!!!! Kaç tane ingilizce bilen varsa ararız. Mektubu
tercüme ettiririz.
Peki Kuran'ı Kerim hakkında niye böyle davranmıyoruz.
Ben böyle okusamda sevabı bana yeter diyoruz.
Bir madde için neler yapıyoruz. Manamız için ne yapıyoruz.
Oysa madde dünyaya ait olup. Dünyada kalacaktır.
Kuran'ı Kerimden aldığımız feyz bizim hem dünyada hem ahirette
kurtuluşumuza vesile olacaktır.
Tabi gereken , ilgi ve alakayı gösterip, Onu anlayanlara NE MUTLU.
KURAN ÖĞRENİN. KURAN ÖĞRETİN.
Saygılarımla