Tüm kardeşlerime sevgi ve saygılarımı sunarak hatıralarımızdan bazılarını ,Sizlere de
nakletmek istiyorum.
Bir gün Dayı Efendiyle birlikte örtülü çarşıyı geziyorduk.
Bir dükkanda uzun yıllar görmediğim , bir efendiyi
Gördük. Bu efendi öyle bir efendiydi ki! İlimde kimse
Eline su dökemezdi. Efendiyle sarılıp kucaklaştık.
Sonra sohbet etmeye başladı.Söylediği sözler çok Acıydı.
-Sen beni biliyorsun . Bırak Bursa’yı Türkiye’nin
Bir çok şehirlerinde kurulan birçok sofralarda bulundum.
Ben sohbete başladığımda , herkes susar beni dinlerdi.
Hiçbir kimse bu anlattığın yanlıştır diyemezdi.
Çevremde birçok kişi oluştu.Günler böylece geçti
Gitti. Şunu anladım ki ilim bana bir tane dahi dost
Kazandırmamış. Aksine birçok düşman kazandırmış.
Yaptığım yanlışın farkına çok geç vardım.
Keşke ilimle bu kadar uğraşacağıma.
Bir dost Bulmak için uğraşsaydım diyorum.
Bu sözler çok acı itiraflardı.Çok üzülmüştüm.Koca
…. Efendi ağlıyordu. Bütün bu olanları anlatacak
Kelimeleri seçmede çok zorlanıyorum.
Şimdi tekrar kendime dönüp,kendime nasihat
Ediyorum. Aman Selam sana bunları açıkça gösteren
Rab’bına şükret.Gerçek dosta yönel.Sen onu dost
Edinirsen,o da sana gerçek bir dost yollar.
Mesele kişinin dünya yaşına saygı değildir.
Mesele kişinin ilmine saygı değildir.
Saygı Kişinin Zat’ına olmalıdır.
Elbette diğer konumlara da saygıda da kusur etmeyeceğiz.
Ancak gerçek bir dost bulmak istersek.Allah bize yeter.
Sözünü düstur edinmeliyiz diye düşünüyorum.
Gerçek saygı zat’a olmadıkça, inanın her şey boştur.
İnşa Allah Dost ile dost olanlardan oluruz.