31

Yunus Emre her gün dağa gider , doğru odunlar getirirmiş.
Fakat her seferinde efendisi “Daha doğru getir , daha doğru”
dermiş. Bu hal Yunus’u üzermiş. Yahu en doğru odunu ben
getiriyorum.Fakat bir türlü yaranamadım dermiş.
Birgün yine ormana gitmiş.Ne kadar yamauk ,çatallı odun
varsa eşeğine yüklemiş. Dergaha gelmeden Yunus’un oturduğu
ev daha önceymiş. Kendi evine de odun atıyormuş. O Gün
odunlar çatallı olduğu için , odunları çeker ,çeker fakat
odunlar doğru olmadığı için bağlamış olduğu ipe takılır,
bir türlü çıkmazmış. O da kendi evine hiç ayıramadan doğru
dergaha götürmüş odunları yıkmış. Efendisi şöyle bir bakmış
Aferin Yunus en doğru odunları bu gün getirmişsin demiş.
Yunus şaşkın bir vaziyette kala kalmış. Meğer efendisi ne
diyormuş , o ne anlıyormuş. Mesele herşeyimizi Hakka nisbet
edebilmekmiş.Kendimize birşey ayırmamakmış.
Maskeli balolar yapıyormuş bazı kişiler. O baloya gidenler
çeşitli maskeler takıyorlarmış. Acaba diyoruz bizde öylemiyiz.
Ben Alimim , Ben kamilim, Ben iyi insanım, ben yardım severim gibi maskelermi takıyoruz yüzümüze. Yoksa maskesizmi geziyoruz. Önemli olan hiç maske takmamaktır. Sade ,yalın olabilmektir. Sonra bir gün maskeler düşer. İşi o güne bırakmadan gelin maskelerimizi çıkaralaım. Sade olalım.
Allah sade olanı sever, Allanıp pullananı değil.
Seven bizi sadeliğimizle sevsin. Yoksa o süsler birgün
silinir gider. Burdaki süslenmek , ben şuyum ben buyum
demektir. İyisimimi biz Allah’ın rengine boyananlardan olalım.
Nispetlerimizin hepsinden kurtulalım.Olduğumuz gibi olalım.
Bizi seven olduğumuz gibi sevmiştir. “Bensizin yüzünüze bakmam Giydiğiniz elbiseye bakmak.Bensizin ibadetinizede bakmam.Ben sizin gönlünüze nazar ederim” Niyetimiz halis olsun,Gönlümüz sade onun sevgisiyle dolsun. Kendimize bieşey ayırmadan Nispeti Hakka verenlerden olalım inşaallah.