32

Yaşamış olduğumuz bu alemde her şey karşılıklıdır.
Böyle olmasına rağmen aslında herşeyin müsebbibi bizleriz. Karşıda gördüğümüz ikinci
kişi ancak bizim yansımamızdır. Yankı vadisinde gibiyiz.
Bir defa Hu dersek.Üç defa Hu hitabını duyarız.
Seversek , seviliriz. Ararsak, aranılan oluruz. İlk işverenim
Kamil Canıçevik abim şöyle derdi. ! Bir arkadaşımı gördüm.
Ne haber lan. dedim. O da bana Sana ne lan dedi.
Bir arkadaşımı gördüm. Ooo Nasılsın Ahmet'cim dedim.O da
Ooo İyiyim Kamilcim.Sen nasılsın dedi. Anladımki benim
hitabım dönüp dolaşıp yine bana geliyordu.
Anlamamız gereken şudur.
Vuku bulan hadiselerin müsebbibi biziz. Bir ilahide ;
Görünen sıfatındır.Onu gören zatındır.Gayrı ne hacetindir.
Sen seni bil sen seni. Der.Eğer kendimizi bilir isek, idrak açılır.Yok kendimizi bilmez
isek.Hep sorgularız. Kim yaptı ?
Neden oldu. ? Sebepler dairesinde döner dururuz.
Fail hep meçhul kalır.
oysa yaşadığımız her olayda kendimize dönebilirsek. Sebepten, Müsebbibe
döneriz.Yapılan hatayı bir daha yapmayız.Bu da bizim kemalatımızın yükselmesi demektir.
Filozof Rıza Tevfik'te bir tecellide şöyle der.
Hocam ilminle kılı kırka yararsın.
Etrafına bakıp kimi ararsın.
Gördüğün rüyada sade sen varsın.
Bu gök kubbeyi kuran sendedir.
Her ne olursa olsun ,kendimize dönmeliyiz.
Ayağın taşa takılsa, sakın taşa küfretme der.
Bilen insandan maksat.İnsanın kendini bilmesidir.
Kendini bilen.Rabbını bilir.